Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikasına ilişkin yeni mesajlar ve enflasyon görünümü bugün netleşiyor. TCMB Başkanı Fatih Karahan, İstanbul Finans Merkezi'nde yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nun sunumunu gerçekleştirirken, piyasaların gözü yıl sonu ve gelecek iki yıla ilişkin tahminlerde.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Karahan İstanbul Finans Merkezi'nde yılın 3. enflasyon raporunun sunumunu gerçekleştiriyor.
Karahan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
-Haziran ayında ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından jeopolitik riskler geriledi. Ancak savaşın seyrine bağlı olarak küresel görünüme ilişkin riskler her iki yönde de geçerliliğini koruyor.
-Savaşla birlikte yukarı yönlü güncellenen enflasyon tahminleri yüksek seviyelerini korurken, küresel enflasyon görünümündeki bozulmanın devam edeceği değerlendiriliyor.
-Dezenflasyon sürecinin seyrinde bu yıl öne çıkan jeopolitik gelişmeler, Mayıs Enflasyon Raporu’ndan bu yana dalgalı seyrini koruyor. Bu gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini proaktif bir şekilde takip ediyoruz.
-Küresel büyümenin 2026 yılında ivme kaybetmesi bekleniyor.
Dezenflasyonda ivme kaybı
-Yılın ilk çeyreğinde büyümenin yavaşlamaya devam ettiğini görüyoruz. İkinci çeyrekte hizmet üretimi yataya yakın seyrederken sanayi üretimi arttı. İşgücü piyasasında, ikinci çeyrekte manşet işsizlik oranının gerilediğini görüyoruz. İkinci çeyrekte altın hariç bakıldığında perakende satışların büyümesi bir önceki çeyreğin altında gerçekleşti.
-Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen ikinci çeyrekte ihracatta artış gerçekleşti. İkinci çeyrekte cari açık millî gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında bir seyir izledi.
-Arz yönlü baskılar önceki Rapor dönemine kıyasla bir miktar hafiflese de, dezenflasyonda ivme kaybına neden olmaya devam etti.
-Diğer taraftan, yönetilen/yönlendirilen ürünlerde fiyat artışlarının bir süredir TÜFE’nin üzerinde seyrettiğini görüyoruz. Dolayısıyla söz konusu ürünleri dışlayan F endeksi manşet enflasyonun altında seyrediyor. Temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde dağılım bazlı göstergeler öncülüğünde gerileme gördük. Bununla birlikte, tasarım gereği daha uzun vadeli eğilimleri yansıtan ve tek seferlik etkileri dışlayan trend enflasyon göstergesi görece yatay seyrediyor.
Gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti
-Bildiğiniz gibi, jeopolitik şokun enflasyondaki ilk yansımaları ağırlıklı olarak enerji ve petrokimya ile bağlantısı güçlü alt gruplar üzerinden gerçekleşti. Bu doğrultuda, enerji ve temel mal grubu enflasyonlarında ikinci çeyrekte bir güçlenme izledik. Gıda üretimi görünümündeki genel iyileşmeye karşın, gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti.
-Jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatları temmuz ayında yeniden yükseldi. Öncü göstergeler, bu etkilerin ağustos ayına da sarktığına işaret ediyor. Sıkı para politikasının tüketim talebinde yol açtığı yavaşlama, temel mal enflasyonundaki artışı sınırlayan önemli bir faktör oldu.
Hizmet enflasyonundaki yavaşlama devam ediyor
-Arz şoklarına rağmen, hizmet enflasyonundaki yavaşlama devam ediyor. Talebin zayıflaması bu görünüme katkıda bulunuyor. Hizmet enflasyonundaki yavaşlamada, özellikle kira ve eğitim hizmetlerinin rolü belirgin.
-Akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkileriyle ulaştırma hizmetlerinin ilk yedi aydaki fiyat artışları güçlü oldu. Ayrıca, son dönemde haberleşme hizmetleri enflasyonunda da bir güçlenme gözlüyoruz.
Ayrıntılar geliyor...
Gözler yeni tahminlerde
TCMB'nin yıl sonu ve gelecek 2 yıla ilişkin enflasyon tahminleri merakla beklenirken, banka bir önceki raporda tahmin aralığı iletişimine ara vermişti. 2026 yılı için enflasyon ara hedefini yüzde 24 olarak açıklamıştı. Merkez'in yıl sonu enflasyon tahmini ise yüzde 26 düzeyinde belirlenmişti.
Kaynak: Dünya Gazetesi