Kocaağa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Kocaağa: "Ekonomik Süreçler Zorlaştıkça Sigortaya İhtiyaç Artıyor"
Kocaağa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Kocaağa, Exporter Daily'ye verdiği özel röportajda sigorta sektörünün mevcut durumunu, ekonomik gelişmelerin sektöre etkilerini, İnegöl sanayisinin karşı karşıya olduğu riskleri ve yapay zekânın sigortacılıktaki rolünü değerlendirdi.
Kocaağa, ekonomik belirsizlik dönemlerinde sigortanın öneminin daha da arttığını belirterek, Türkiye'de sigorta bilincinin gelişmeye devam ettiğini söyledi.
1977 yılında İnegöl'de doğan ve Selçuk Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Rıdvan Kocaağa, 2000 yılından bu yana ticaret hayatının içerisinde yer aldığını, son 21 yıldır ise Kocaağa Sigorta markasıyla faaliyet gösterdiklerini ifade etti. İnegöl merkezde iki şubeyle hizmet verdiklerini belirten Kocaağa, Yenişehir, İznik, Domaniç ve Bursa merkezde de sigortacılık faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi. Trafik, kasko, sağlık, konut ve iş yeri sigortalarının yanı sıra hayat ve bireysel emeklilik alanında da hizmet verdiklerini aktaran Kocaağa, 22 kişilik uzman kadroyla çalıştıklarını dile getirdi.
Rıdvan Kocaağa ile gerçekleştirdiğimiz röportajın tamamı şu şekilde;
RIDVAN KOCAAĞA KİMDİR?
’21 Yıldır Kocaağa Sigorta Markasıyla Hizmet Veriyoruz’
“1977 İnegöl doğumluyum. İlköğretim, ortaöğretim ve lise eğitimimi İnegöl’de tamamladım. Üniversite eğitimimi Selçuk Üniversitesi’nde tamamladım. İşletme mezunuyum. 2000 yılından itibaren İnegöl’de ticari hayatın, sosyal hayatın, kültürel hayatın ve spor hayatının içerisindeyim. 21 yıldır Kocaağa Sigorta markasıyla İnegöl başta olmak üzere; Yenişehir, İznik, Domaniç ve Bursa merkezde sigortacılık yapıyorum. İnegöl merkezde 2 şubemiz var. Ağırlığımız elementer sigortacılık. Yani trafik, kasko, sağlık, konut, iş yeri branşları..
Bunun dışında da yine hayat ve emeklilik acenteliği de yapıyoruz. 22 kişilik kadromuzla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnegöl’ün lokomotif sektörü olan mobilyayla alakalı da özel çalışmalarımız oluyor. Yangın riskine karşı mobilya iş yerlerinin sigortalanması hususunda sanayicimiz sıkıntı çekiyor. Biz bu alanda da çalışmalarımızı ve bilgilendirmelerimizi sürdürüyoruz.”
SON DÖNEMDE YAŞANAN EKONOMİK MALİYETLER VE ARTAN MALİYETLER SİGORTA SEKTÖRÜNÜ NASIL ETKİLİYOR?
‘Yaşanan Zorlu Ekonomik Süreçler Sonrası Sigortacılık Daha Önemli Hale Geldi’
“Özellikle pandemi sonrası dünyada ve Türkiye’de meydana gelen ekonomik değişiklikler finans piyasalarında etkili oldu. İhracata dayalı işlerde döviz kurundan etkilenenler oldu. İç piyasada talep azlığından dolayı üretime dayalı işlerde azalmalar meydana geldi. Durağan bir ekonomi seyrederken sigortacılıkta insanlar zor günlerde kendilerini daha çok güvence altına almak istiyorlar.
Biz böyle dönemlerde daha yoğun sigortacılık işleriyle uğraşırız. Riskin büyük olduğu yerde daha çok sigortalama mecburiyeti doğar. Ülkenin veya dünyanın içinden geçmiş olduğu ekonomik süreçte, sigortacılık daha da önemli hale geldi. Sigortacılık ekonomiyle biraz ters orantılı gidiyor diyebiliriz. Yani ekonominin kötü olduğu dönemlerde sigortacılık daha fazla önem kazanır.”
YAŞANAN SÜREÇTE HEM BİREYSEL MÜŞTERİLERİN HEM DE KURUMSAL MÜŞTERİLERİN ÖNCELİKLERİ DEĞİŞTİ Mİ?
‘Sektördeki Değişiklikler Müşterilerin De Önceliklerini Değiştirdi’
“Güncel ekonomik koşullar ve sigortacılık sektöründe meydana gelen değişikliklerden dolayı son zamanlarda tüketici alışkanlıkları tabi ki değişmek zorunda kalıyor. Örneğin trafik kazaları sonrasında meydana gelen mağduriyetlerde bazı teminatlar avukatlar aracılığıyla çözülüyordu.
1 Temmuz’da çıkan yeni yönetmelikle sigortacılıkta değer kaybı konusu artık araya herhangi bir hukuki aracı kabul etmeden direkt kaza meydana geldikten sonra eksperin raporuyla sigorta şirketleri tarafından ödenir hale getirildi.
Bu örnek konulardan bir tanesi. Yine sağlık sigortaları günümüzde sağlık hizmetlerinden daha fazla faydalanması adına tamamlayıcı sağlık sigortasıyla daha yaygın hale getirildi. Tamamlayıcı sağlık sigortaları özel sağlığa nispeten daha uygun fiyatlarla vatandaşların hizmetine sunuldu ve gelişti. Hem devletimizin üzerindeki yük azaldı hem de vatandaşlarımız daha kaliteli hizmet alır hale geldi.”

İNEGÖL GİBİ ÜRETİMİN VE İHRACATIN YOĞUN OLDUĞU ŞEHİRLERDE YAŞANAN BU EKONOMİK KRİZ SÜREÇLERİNDE İŞLETMELER HANGİ SİGORTA ÜRÜNLERİNE ÖNEM VERMELİ?
‘Son Süreçte Sanayici Açısından Yangın, Ürün Sorumluluk, Naktiyat Gibi Poliçeler Daha Gerekli ve Ön Planda Oluyor’
“İnegöl dış ticaret fazlası veren, döviz getiren ve ülke ekonomisine katkı sağlayan bir ilçe. Bunu destekleyen sektörlerin başında mobilya, orman ürünleri, tekstil geliyor. Bunun sayesinde de İnegöl Türkiye’de yıllar içerisinde dış ticaret hacmi noktasında 15’inci, 16’ıncı, 17’incı sıralamalarda bir konuma sahip. Tabi bunun yanında yeni ve değişik sektörlerin de İnegöl’de ticaret hayatına katılması gerekiyor. Sigortacılıkta da bu tür dönemlerde ön plana çıkarttığımız ürünlerimiz sanayiciyi etkileyen ürünler açısından söylersek tabi ki iş yeri yangın poliçeleri, ürün sorumluluk poliçeleri, naktiyat poliçileri oluyor. Güvence altına almanın yanında bu ürünler, satış sonrasındaki süreçte de kaliteyi artırıyor.”
YAPAY ZEKA VE DİJİTALLEŞME SİGORTACILIK SEKTÖRÜNDE NASIL ROL OYNUYOR?
‘Sigortacılık Her Süreçte Yapay Zekayı Kullanıyor’
“İlk günden itibaren teknolojide meydana gelen her türlü değişiklik, sigorta sektörünün kullandığı argümanlar arasındadır. Yapay zeka da bunlardan en önemli olan kısımdır. Müşterinin tanınmasından alışkanlıklarının belirlenmesine kadar her süreçte sigortacılık yapay zekayı kullanıyor. Yani size verilen fiyat bile yapay zekanın arka planda çalıştırdığı algoritmalarla veriliyor. Yapay zeka hasar frekansını inceliyor ve fiyat veriyor. Yapay zekanın girmesi sektörde ayrışmayı sağlar. Fayda-fiyat analizini de doğru yapmamızı sağlıyor. Yani her müşteriye doğru fiyat veriliyor. Yapay zeka bize daha iyi hizmet vermeyi sağlıyor. Bu bağlamda da sektördeki büyük firmalar ciddi yatırımlar yapıyor. Biz de aracı kuruluşlar olarak şirketlerin bu sistemlerini daha yoğun kullanmaya başladık.”

SEKTÖRÜN GELECEĞİNİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ?
‘Alışkanlıkların Değişeceğine ve Sigortacılık Sektörünün Daha Da Gelişeceğine İnanıyorum’
“21 yıl önce sektöre girdiğimde çok değer verdiğim bir büyüğüm bana şöyle bir şe demişti ‘Ben 25 yıldır sektördeyim Türkiye’dek sigortacılık faaliyetlerinde tünelin sonundaki ışığı yeni görüyorum.” Aradan uzun yıllar geçti ve ben şimdi aynı görüşteyim. Dünyadaki sigortacılık sektöründeki gelişmeleri inceleyince ben şimdi aynı cümleyi söylüyorum. Tünelin ucundaki ışığı ben de yeni görmeye başladım. Türkiye’de sigortacılık gelişmeye muhtaç ve gelişiyor. Neden böyle söyledim? Çünkü bizde sigortacılık ürünleri daha çok insanların başına bir şey geldiğinde hatırlanıyor.
Avrupa’da bu sigorta ürünleri vatandaşların veya şirketlerin genel giderleri olmuş halinde. Elektrik faturası gibi, su faturası gibi bu ürünleri kullanıyorlar ve kendilerini güvence altına alıyorlar. DASK poliçelerini bile zorunlu olmadığı durumlarda vatandaşlar yaptırmıyor. Bu alışkanların değişeceğine ve sigortacılığın gelişeceğine inanıyorum. Mevcut sigortacılık ürünleri de zaman içerisinde geliştirilecektir diye düşünüyorum.”
