Exporter Daily ekibi olarak HHS Sağlık Ürünleri firma kurucusu Hasan Hüseyin Sarı ile özel bir röportaj gerçekleştirdik.
Sarı, 2000 yılında başlayan girişimcilik hikâyesinden üretim ve kalite kontrol süreçlerine, ihracat hedeflerinden bitkisel ürün sektöründe karşılaştıkları sorunlara kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
Hasan Hüseyin Sarın’ın Exporter Daily röportajının tamamı şu şekilde;
HHS’NİN KURULUŞ AŞAMASINDAN BAHSEDER MİSİNİZ?
‘Girişimimiz Ailecek Yaşadığımız Bir Deneyimle Başladı’
“HHS Sağlık Ürünleri’ni 2000 yılında kurduk. Daha önceden medya sektöründe çalışıyordum. Kuruluş sebebi ise çocuğumun sürekli rahatsızlanıyor oluşundan kaynaklandı. Çocuğum için sürekli hastaneye gidiyorduk. Neredeyse bir haftamız hastanede bir haftamız evde geçiyordu. Bir gün bir buluşma esnasında eşime bir arkadaşı tavsiye de bulunmuş. Kendi eşinin aktar olduğunu ve çocuğa ilaç yapabileceğinden bahsetmiş. Ben tabi ilk süreçte bitkilerle şifa bulmasının zor olduğunu düşünüyordum. Doktorların şifa bulamadığına aktarın şifa bulabileceğine inanmak istemedim. Çocuğu aldık götürdük ve aktar kendi yöntemleriyle çocuğumuzun hastalığının tespitini yaptı ve bitkisel ilacı hazırladı. Zencefil, zerdeçal, bal gibi karışımlar kullandı ve bunun maddi değeri de cüzi bir miktardı. Çocuğum ilacı kullandıktan sonra hastalık sürecinden kurtuldu. Ben de haberci merakıyla bu işin üstüne düştüm ve formülleri araştırdım. Bu da bize bir fikir verdi. Süreç böyle başladı.
Akabinde ben medya sektörü içerisinde iş değişikliği yaptım ve radyoculuğa başladık. Radyonun değeri yükselince sahibi sattı ve ben bir daha medya sektörüne geri dönmedim. Bunu bir fırsat olarak gördüm ve firmamı kurmaya karar verdim. Sürecimiz özetle böyle başladı. Bu arada altını çizmek istiyorum, Şifa değeri olan bitkilerin eczanede veya aktarda satılıyorsa da tıbbi bitkiler mezunu biri tarafından satılması gerektiğini düşünüyorum.
Biz de 2000 yılında firmamızı kurduğumuzdan bu yana sadece eczaneler üzerinden çalışmaya başladık. 25 yıldır da bu şekilde çalışıyoruz.”

ÜRETİM, AR-GE VE KALİTE KONTROL SÜREÇLERİNİ NASIL YÖNETİYORSUNUZ?
‘Ürünümüzü Kullanıp Memnun Kalmayanın Koşulsuz Şartsız Parasını İade Ediyoruz’
“Bizi aslında diğer firmalardan ayıran özellikler bu sorunun cevabında. Detaylı bir şekilde oluşturduğumuz formüllerimizi laboratuvarımıza gönderiyoruz. Laboratovarda hangisinin ne kadar gram kullanılacağıyla ilgili numune yapılıyor ve bize gönderiliyor. Onu biz test ediyoruz. Tekrar elden geçiriyor ve görüş bildiriyoruz. Eğer onaylarsak bir üst laboratovara gidiyor. Burada ise miligram bazında ölçülüyor. Ondan sonra da ruhsatlandırma süreci başlıyor ve piyasaya sürüyoruz.
Piyasada ürünler kullanırken çok çok nadir de olsa ürünlerimizden memnun kalmayanlar oluyor. Ürünlerimizi kullanıp memnun kalmayanlara koşulsuz şartsız parasını iade ediyoruz. Yani yüzde yüz tatmin garantisi veriyoruz.”

BİTKİSEL ÜRÜN SEKTÖRÜNDE DOĞAL İÇERİK TEK BAŞINA YETERLİ Mİ?
‘Bazı Ürünlerde Tamamen Doğal İçerik Kullanamazsınız’
“Bazı ürünlerde tamamen doğal içerik kullanırsın ama örnek veriyorum bir şampuan grubunda tamamen doğal içerik kullanamazsın. Mesela zeytinyağlı şampuan yapılırken kostik kullanılıyor. Yani sabunun taşıyıcı maddesi. Her ürün yüzde yüz doğal olmaz, her ürünün içinde de kimyasal vardır denmez. Ayrıca bu kimyasallar zararlı kimyasallar değildir.”
HHS’NİN İHRACAT HEDEFLERİ VE YÖNELDİĞİ PAZARLARDAN BAHSEDER MİSİNİZ?
‘HHS’nin Ürünleri Dünyanın 33 Ülkesinde Kullanılıyor’
“Biz Avrupa’nın her ülkesinde varız. Bunu Bulgaristan üzerinden yapıyoruz. Bulgaristan’a gönderiyoruz ve oradaki bayimiz Avrupa ülkelerine gönderiyor. Sibirya’dan Güney Afrika’dan, Gana’dan da müşterilerimiz var. Dünyanın 33 ülkesinde aktif ürünlerimiz kullanılıyor. Rusya pazarında ürünlerimiz ciddi kullanılıyor.
Hedef anlamında da Güney Afrika pazarında biraz daha aktif olmamız gerektiğini düşünüyorum.”
SEKTÖREL ANLAMDA NE GİBİ ZORLUKLARLA KARŞILAŞIYORSUNUZ?
‘Sahte Ürünler Noktasında Ciddi Mücadelemiz Var’
“Bizim en çok şikayetçi olduğumuz konu ürünlerimizin sahtelerinin yapılıyor ve piyasaya sürülüyor olması. Vaktimiz ürünlerimizi pazarlamakla değil, sahtelerini engellemekle geçiyor. Gıda takviyeleri konusunda birisi alıp bir ürünü kullanıp şikayetçi olsa, firma sahibi biz olduğumuz için bu ürün sahte de olsa mahkemelere biz çıkıyoruz.
Bu konuda çok sıkıntımız var.
Müşterilerimizin zarar görmemesi açısından internet ortamında ucuz satılan ürünlerden uzak durmalarını tavsiye ediyorum.
Eczaneden alsınlar.
Aldıktan sonra da yine bizim sosyal medya hesaplarımızdan kontrol etsinler.
Biz çünkü sahteyi nasıl ayırt edebileceklerini paylaşıyoruz.
Özellikle zayıflama ürünlerinde çokça sahte var. Müşterilerimiz dikkat etsinler.”