METALAX firmasının CEO’su Serdar Yiğit ile özel röportaj
İnegöl’de ihracat hacmi ve üretim tarzı ile dikkatleri üzerine çeken METALAX firmasının CEO’su Serdar Yiğit ile özel bir röportaj gerçekleştirdik.
Küresel ekonominin gidişitanı değerlendirerek teknolojiye yapılan yatırımlara dikkat çeken Yiğit, Exporter Daily mikrofonlarına özel açıklamalarda bulundu.
Avrupa bölgesindeki daralmanın ve arz-talep dengesinin bozulmasının Türkiye’yi olumsuz etkilediğini belirter Serdar Yiğit, tüm bunlara rağmen lojistik ağı gücüyle sektörlerin dış pazardaki yarışta yerini korumaya çalıştıklarını vurguladı.
Serdar Yiğit ile röportajımızın tamamı şu şekilde;
Küresel ekonomik dalgalanmalar METALAX’ı nasıl etkiliyor? Bu risklere karşı nasıl bir strateji izliyorsunuz?
AVANTAJIMIZ: LOJİSTİK
“Öncelikle Exporter Daily’e böyle bir röportaj imkânı verdiği için teşekkür ediyorum.
Küresel ekonomideki dalgalanmalar tabii ki METALAX’ı da etkiliyor. Avrupa bölgesindeki daralma, arz-talep dengesinin bozulması, rakiplerimiz olan Çin ve Polonya’nın pazarlamada daha aktif hâle gelmesi bizleri zorlayan unsurlar arasında.
Bizim avantajımız ise lojistikte güçlü olmamız. Siparişi alıyoruz, 15 günde hazırlıyoruz ve 1 haftada müşterinin ayağına ulaştırıyoruz. Küresel ekonominin bir müddet daha bu şekilde devam edeceğini düşünüyorum.
Tabii biz durmayacağız. Pazarımızı çeşitlendireceğiz. Pazarlama alanını aktif tutuyor, fuarlara katılıyor ve kendimizi sürekli tanıtıyoruz. Pazarlama yalnız başına yeterli olmuyor; altyapımızı da yeniliyor ve güçlendiriyoruz.
Hem iç piyasanın hem dış piyasanın aynı anda daralması üreticileri gerçekten zorladı. Bu süreçte ekstra efor sarf etmek gerekti.”

Dijitalleşme ve teknolojik yatırımlar üretiminize ve ihracat rekabet gücünüze nasıl yansıyor?
TEKNOLOJİYE YAPILAN YATIRIM KALİTEYİ ARTIRIYOR
“Yaklaşık 18 yıldır yurt dışı fuarlarına katılıyoruz. Burada edindiğim en önemli tecrübelerden biri şu: Üretiminiz hazır değilse, dijitalleşmeniz ve teknolojik altyapınız yeterli değilse, kendinizi ne kadar tanıtsanız da pazara hizmet edemezsiniz.
Sonrasında aksaklıkları düzeltmiş olsanız bile o pazara tekrar girme şansınız azalıyor.
Bu nedenle firmanızın hangi hizmet kolunda faaliyet gösteriyorsa o alanda dijitalleşmesi, teknolojileri kullanması ve nitelikli iş gücünü sağlaması gerekiyor. Biz bu konuda 12 yıl önce ciddi yatırımlar yaptık ve robotlaşmaya başladık. Şu anda kendi robot sistemlerimizi kendimiz üretebilir durumdayız.
Üretimimizin yüzde 70’e yakını robotlarla yapılıyor. Dolayısıyla dijitalleşmeye yapılan yatırım kaliteyi doğrudan artırıyor. Biz üretimimizin yüzde 95’ini ihracata yapıyoruz ve kaliteli ürün vermek zorundayız.
Bir robot aldığınızda o robota kaliteli, ölçülü ve hatasız iş getirmeniz gerekiyor; bu da standardı yükseltiyor.
Teknolojinin sürekli takip edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Ayrıca maliyetlerimizi de düşürmemiz gerekiyor. Bu doğrultuda firmamız özelinde GES yatırımları yaptık. Hem teknoloji yatırımı yapıp hem de maliyet düşürdüğünüzde pazarlara daha kolay giriş yapabiliyorsunuz.”
Sektörel pazarın mevcut durumunu nasıl görüyorsunuz?
MALİYETLERİ DÜŞÜRMELİ, PERSONELLERİ BELİRLİ PERİYODLARLA EĞİTMELİYİZ
“Bulunduğumuz pazar daralıyor. Ülke olarak çok adetli ürün üretemiyoruz; bu tarz ürünler daha çok Çin tarafından üretiliyor. Biz ise daha butik, daha işçilik gerektiren ürünlere yöneliyoruz.
Endüstriyel üretim yapmaya çalışıyoruz ve bu kârlılığa da yansıyor. Ürün çeşitliliğimiz fazla. Üreticilerimize maliyetlerini düşürmelerini tavsiye ediyorum.
Ayrıca personelin eğitilmesi, tüm sektörlerde eğitim faaliyetlerinin artırılması gerektiğini düşünüyorum. Vasıflı iş gücü sorunumuz giderek artıyor. İnegöl’de en çok zorlandığımız konulardan biri de bu. Bu konuda özel çalışmalar yapılması gerekiyor.”
