İnegöl Mobilya Ağaç İşleri Sanayi Sitesi Kooperatifi (İMASKOP) Başkanı Bülent Temelli, Exporter Daily mikrofonlarına yaptığı özel açıklamalarda İnegöl mobilya sektörünün geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Eski üretim anlayışının artık sürdürülebilir olmadığını belirten Temelli, teknolojiye uyum sağlayan, çevreci ve modern üretim alanlarının sektörün rekabet gücü için zorunluluk haline geldiğini söyledi.
İnegöl'ün Türkiye'nin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Temelli, sektörün dünya pazarındaki rekabet gücünü koruyabilmesi için üretim anlayışında köklü değişikliklerin yapılması gerektiğini ifade etti.
Eski atölye modelinin artık rekabet gücünü kaybettiğini vurgulayan Temelli, Türkiye'nin en büyük küçük sanayi sitesi olmayı hedefleyen yeni İMASKOP projesiyle yeşil, akıllı ve yüksek teknolojili bir üretim üssü kurmayı amaçladıklarını açıkladı.
Bülent Temelli ile gerçekleştirdiğimiz röportajın tamamı şu şekilde;
İNEGÖL’DE MOBİLYA VE YAN SANAYİ SEKTÖRÜNDE ÖNCELİKLİ OLARAK ÇÖZÜLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ TEMEL SORUNLAR NELERDİR?
"Atölye Mantığından Ölçek Ekonomisine Geçmeliyiz"
“Mobilya sanayimiz halen daha demode olmuş modellerle çalışıyor. Artık bunların değişmesi gerekiyor.
Aslında her şeyden önce eski üretim alışkanlıklarının, atölye mantığının ortadan kalkması gerekiyor. Ölçek ekonomisine geçmemiz gerekiyor ki dünyada da rekabet edebilelim. Üretimlerimizi artırmamız için de fiziki mekanlarımızın buna hazır olması lazım. Makine ve ekipman da buna hazır olmalı.
Bununla alakalı gerek firmalar, gerek yerel idareler, gerek meslek kuruluşlarımız çalışmalar yapıyor. Günümüzde yapay zekanın robot teknolojisiyle birleşmesiyle insan unsuruna ihtiyaç azalıyor ve genel giderin azalmasını sağlıyor. Böyle bir ortamda da diğer ülkelerle rekabet edebilmek güçleşiyor. Bazı büyük firmalar tamamen robotla üretim yapıyor. Bizim bunlarla rekabet edebilmemz için bu teknolojiye hızla yaklaşmalıyız. Bu anlamda da ilk olarak fiziki mekanları buna hazırlamalıyız. 4. Kuşak gençlerimize bu noktada gerçekten çok iş düşüyor.”
SEKTÖRDE ÜRETİM ALTYAPI VE YATIRIM SÜREÇLERİNDE KÖKLÜ DEĞİŞİMLERE İHTİYAÇ VAR MI? SİZCE HANGİ ALANLARDA DÖNÜŞÜM KAÇINILMAZ HALE GELDİ?
“Hem Ölçek Olarak Hem De Teknolojik Olarak Dönüşmek İstiyoruz”
“Dönüşüm kaçınılmaz. Diyelim ki son teknoloji makineleri robotları getirmişiz. Bunları koyacağımız ve çalıştırabileceğimiz fiziki yeterli alanlarımız olmazsa neye yarar. Biz İmaskop olarak tam da burada devreye giriyoruz. Demode olmuş üretim tesislerimizi, katlı sistemlerimizi, küçük metrekareli yerlerimizi büyütmek istiyoruz. Hem ölçek olarak hem de teknolojik olarak değişim dönüşüme esnafımızın girmesini sağlıyoruz. Bu aynı zamanda kira giderlerinin de firma açısından sıfırlanmasını sağlayacak. “
İMASKOP’UN HEDEFLEDİĞİ YENİ NESİL SANAYİ SİTESİ ANLAYIŞI DOĞRULTUSUNDA , ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE SEKTÖR ADINA HAYATA GEÇİRMEK İSTEDİĞİNİZ EN ÖNEMLİ PROJELERİNİZ NELERDİR?
“Hedef Türkiye'nin En Büyük, En Çevreci Küçük Sanayi Sitesi”
“Biliyorsunuz bizim ilk sanayimiz Osmanbey Caddesi-Bedre Deresi arasında kalan kesim. Yaklaşık 800 dönümü kapsıyor.
Klasik mobilya imalat atölyelerimiz var. Biz başta bunlar olmak üzere yine köy yollarında kalan demode usullerde iş yapılan yerleri toparlamak istiyoruz. Bunları toparlarken de ölçeğini büyütüp teknolojisini geliştirmek istiyoruz.
Bununla ilgili yerimiz de Hamzabey Mobilya Sanayinin hemen yanında. Biz fiziki olarak orayı önemsiyoruz.
Biz orada onlarla birlikte olunca bu bölük yapı da ortadan kalkmış olacak.
İnşallah biz bu projeyi gerçekleştirdiğimiz de burası yalnız metrekare olarak Türkiye’nin en büyük, küçük sanayi sitesi olmayacak. Biz aynı zamanda Türkiye’nin en çevreci, yeşil, sağlıklı, kendi enerjisini üreten ve akıllı bina sistemiyle çalışan bir sanayi sitesi oluşturmuş olacağız.
Ortak kullanım alanlarıyla mobilya üzerine ihtisaslaşmış bir kümelenme örneği hayata geçireceğiz. Kumaş atıklarımızın toparlanıp keçe üretiminde kullanılması, sünger atıklarının bondeks üretiminde kullanılması, sunta, kontra, mdf atıklarımızın yeniden sanayiye döndürülesi, yemekhane atıklarımızın kompos, gübre olarak değerlendirilip kendi yeşil alanlarımızın gübrelenmesinde kullanılması gibi planlarımız var.
İnşallah kuracağımız güneş enerji sistemiyle de yalnız işletmelerin elektrik ihtiyacının karşılanması değil, başta forkliftler olmak üzere tüm taşıt araçlarımızın elektrikli sisteme geçtiği takdirde yakıt masrafının bile olmadığı bir sanayi sitesi hayal ediyoruz.
Bu saydığımız şeylerin hepsi genel gider maliyetlerini düşürecek ve firmalarımıza rekabetçi ortamda daha fazla avantaj sağlayacak. Şu anda yerimiz belli. Alımını gerçekleştirme çalışmalarımız devam ediyor. Daha sonra model belirleyeceğiz.
Model belli olunca da kısmet olursa Sanayi ve Teknoloji Bakanlğımıza binaları yaptırıp daha sonra da bizim buraya kira öder gibi bir sistemle sahip olmamız üzerinde çalışıyoruz. Böyle bir şeyi başarırsak bu da İnegöl’de bu anlamda ilk olma özelliği taşıyacak inşallah. Çalışmalarımızı bu hedefler doğrultusunda sürdürüyoruz.”