İnegöl Mobilya Sanayicileri Derneği (İMOS) Başkanı Uğurtan Turgut ile özel bir röportaj gerçekleştirdik. Turgut Exporter Daily’ye özel dikkat çeken açıklamalar yaptı..
Exporter Daily İnegöl’de ekonominin ve iş dünyasının nabzını tutmaya devam ediyor. Mikrofonlarımızı son olarak İMOS Başkanı Uğurtan Turgut’a yönelttik ve mobilya sektörünü değerlendirdik.
Uğurtan Turgut özellikle kalite vurgusu yaparak sektörde çıtanın bir seviyeye yükseltilmesi gerektiğinin altını çizerek bu doğrultuda İMOS’un hayata geçirdiği Kümeleşme Projesi’nden bahsetti.
Son yıllarda yaşanan ekonomik süreçler ve üreticilerdeki moral bozukluğuna değinen Turgut, “Ben İnegöl’ün kendine haksızlık ettiğini düşünüyorum. Son 20 yılda İnegöl Mobilya Sektörü Destan yazdı. . Bu hızlı dönemi yaşadığımız için bugünkü durağanlık bize iş yok, durum kötü dedirtiyor. Aksine biz kriz dönemlerini güçlü atlattık” ifadelerini kullanarak sektörün durumunun bahsedildiği kadar kötü olmadığına dikkat çekti.
Uğurtan Turgut öte yandan mobilya satış sürecinde pazarlamaya dikkat çekerek; “Eksiğimiz pazarlama. Stratejilerimizi geliştirmemiz ve değiştirmemiz gerekiyor” dedi.
İMOS Başkanı Uğurtan Turgut ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızın tamamı şu şekilde;
İNEGÖL MOBİLYA SANAYİCİLERİ DERNEĞİ (İMOS) OLARAK İHRACATI ARTIRMAK İÇİN SIRADAKİ HEDEF PAZARINIZ NERESİ?
‘ABD, Kanada, Güney Amerika..’
“Bu soruyu yıllardır duyuyoruz ve her seferinde de aşağı yukarı aynı cevapları veriyoruz. Hedef pazarlar ABD, Kanada, Güney Amerika.. Ne kadar başarıyoruz bilmiyorum. Gerçek manada çalışmalarımız ve hedeflerimiz bu yönde. Yeni Pazar olarak gördüğümüz 3 ülke burası ve bu pazarlara açılmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
İNEGÖL MOBİLYASININ KATMA DEĞERİNİ ARTIRMAK İÇİN ÖNCELİĞİNİZ ÜRETİM Mİ MARKALAŞMA MI?
‘Önceliğimiz Kalite! Kalitesi Olmayan Hiçbir Ürünü Markalaştıramazsınız’
“Bu soruya ‘kalite’ cevabını vermek istiyorum.
Markalaşmanın da temelinde kalite olmak zorundadır. Kalitesiz yaptığınız hiçbir işi markalaştıramazsınız.
Öncelikle bizim ürün üretim ve hizmet kalitesini artırmamız gerekiyor. Halihazırda İMOS olarak yürüttüğümüz Kümelenme projemizde bunu hedefliyor.
Bu proje içerisinde İnegöl Mobilyası Garanti Markası projesini de içeriyor. İnegöl’ün geliştirmesi gereken veya kuvvetli olduğu ne varsa onlar hepsini içeren bir proje bu. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında da proje onayını aldık. İnegöl’de 60 büyük firmayla başlangıcını yapacağız. Tabi ki öncelik İMOS üyelerini olacak. Devamında da İnegöl’ümüzdeki bütün mobilyacılarımızı kapsayacak.
Kümelenme Projesi’ndeki teme amaç İnegöl’deki kuvveti bir araya getirip doğru yönlendirmek. Bu hem üretim alanında, hem pazarlama alanında hem de tanıtım alanında geçerli. Ürünümüzde ve satış sonrasında hizmetimizi artıramazsak markalaşmanın bir anlamı yok.”
KÜMELENME PROJESİNİ BİRAZ DAHA DETAYLANDIRIR MISINIZ?
‘Kümelenme Projesi ile İnegöl’ü Hak Ettiği Yere Getirmeyi Hedefliyoruz’
“Buna klişe bir cevap vermek istiyorum.
Projemizde balık vermeyeceğiz balık tutmayı öğreteceğiz.
Asıl amaç bütün İnegöl firmalarının belli bir yetkinliğe gelebilmesi.
Tabi ki hepsinin aynı beceriye gelebilmesi imkansız ama iyi örnekler çıkarıp artırıp kaliteyi yakalamayı hedefliyoruz. İnegöl'ü hak ettiği yere getirmeyi hedefliyoruz. Kümelenme Projesi’nde 16 ana başlık var. Projeyi aslında kısaca anlatmak zor ama ben özetleyeyim. İnegöl Mobilyası Garanti Markası etiketi olacak diyelim, müşteri bu etiketi gördüğünde hem parasının güvende olduğunu bilecek hem de kaliteli ürünü kaliteli hizmetle aldığını bilecek. Bu toptancı için de geçerli parekendeci içinde geçerli. Bu etiketin üzerinde olduğu ürünler, belli yetkinlikleri olan firmaların ürettiği ürünler olacak. Kümelenme içerisinde kalmış olan her firma da İnegöl Mobilyası Garanti Markası etiketini alamayacak. Alsa bile devamlılığı olmayacak ve sürekli kontrol edilecek.
Tabi lojistik üzerine de çalışmalarımız var. Biz istiyoruz ki İnegöllü üretsin, İnegöllü satsın, İnegöllü teslim etsin ve İnegöllü kontrol etsin. Lojistiğini de biz yapalım, üretimini de biz yapalım, teslimini de biz yapalım, kontrolünü de biz gerçekleştirelim. İnegöl’ün gücünü daha doğru kullanabilmek adına yürüttüğümüz bir proje bu. Yakın zamanda projemizle alakalı bir lansman programımız olacak. Burada daha detaylı anlatımlar ve bilgilendirmeler yapacağız.”
İNEGÖL MOBİLYASI MARKASININ BAŞKA İLLERDE KULLANILDIĞI DÖNEMLER OLDU VE İMOS BUNUNLA ALAKALI BİR ADIM ATMIŞTI SÜREÇ NE DURUMDA?
‘İnegöl Mobilyası Markası Belli Kriterler Doğrultusunda Kullanılabilecek’
“Mobilyası markasını kullanmasına müsaade etmiyoruz. Kullananlarla ilgili hukuki süreçler devam ediyor. Hala daha kullananlar elbette vardır. Biz geçen yıl 100’den fazla ınstgram sayfası ve internet sitesi kapattırdık. 50’den fazla da tabela indittirdik. Haksız kullanımı engellemeye devam edeceğiz. Bu kümelenme projesi bu süreci de destekleyecek. İnegöl Mobilyası markası belli kriterler doğrultusunda kullanılabilecek. Herkes kafasına göre kullanamayacak.”
‘İnegöl Mobilya Sektörü Kendine Haksızlık Ediyor’
“Son birkaç yıldır sektör pek iyi gitmediğinden üreticilerin moralleri bozuk. Özellikle bu konuya gelmişken şunu anlatmak istiyorum.
Ben 41 yaşındayım ve 18 yıldır mobilya sanayisinin içerisindeyim. Aslında çocukluğumda da sanayinin içerisindeydim. Gözlemlerim doğrultusunda İnegöllülerin kendisine haksızlık ettikleri bir konu var. Resmi rakamlardan bahsederek söyleyeceğim. İengöl ciddi manada son 20 yılda destan yazdı. Ekonomik bir destan yazıldı. Şu anda yaşadığımız durağanlık bence o destansı dönemin olağana dönmüş hali. Son 20 yıllık verilerde Türk Mobilyası yüzde 4 bin 600 büyümüş. Çok agresif büyüme bu. Bu hızlı dönemi yaşadığımız için bugünkü durağanlık bize iş yok, durum kötü dedirtiyor. Aksine biz kriz dönemlerini güçlü atlattık. Az önce bahsettiğim büyüme rakamı İnegöl’de de yüzde 4 bin 100 yani 41 kat. Çok büyüdük. Büyüme süreci kontrolsüz gittiğinden şu anda problem yaşıyoruz.
Birleşerek büyümedik maalesef bölünerek büyüdük. Bu da bize ekstra avantaj ve dezavantajlar getirdi. Ben senaryonun çok da olumsuz olmadığını düşünüyorum. Mobilya ihracatında 1 milyar dolar civarını zorlamış şehirden bahsediyoruz. İnegöl Mobilyası o durağanlık dönemi aşacaktır bundan eminim.
Özellikle son 2 yılda oluşan moral bozukluğunun önümüzdeki dönemde silinmesi gerektiğini düşünüyor ve temenni ediyorum. İşi iyi olan mobilyacılarımızı örnek alıp neleri doğru yaptıklarını görerek hareket edersek daha pozitif şeyler konuşabiliriz.”
TÜM SEKTÖRLERDE DÖNÜŞÜM VAR. MOBİLYA SEKTÖRÜNE NELERİ DAHİL EDEREK İLERLEMEMİZ GEREKİYOR? SEKTÖRDEKİ PAYDAŞLARINIZA NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
‘İnegöl Sanayisinin Gerekli Dönüşümü Yaptığını Düşünüyorum’
“Ben İnegöl’ün ciddi manada esnek, becerikli ve kolay adaptasyon sağladığını düşünüyorum. Bu üretimde de böyle yönetimde de böyle.
Bizim özellikle ikinci nesil patronlarımız teknolojiyi çok iyi kullanıyor ve pazarlamalarını kendileri yapıyor. Bizim şu anda İMOS’daki yönetimimiz de bu şekilde. Biz de kendimizi çalışan patronlar şeklinde nitelendiriyoruz. Ben arkadaşlarımın da sahada olmalarından büyük keyf duyuyorum. Dönütü direkt onlar alıyor. Sizin sorduğunuz her sorunun cevabını biz muhatplarından duymuş oluyoruz sahada olunca. İnegöl makineleşme noktasında da gerekli hızı yakaladı. Küçük işletmeler dahi makineleşme sürecini yürütüyor. Tekrar etmek istiyorum, İnegöl olarak kendimize haksızlık ediyoruz. İnegöl sanayisinin gerekli dönüşümü yaptığı kanaatindeyim.”
‘Pazarlama Stratejilerimizi Değiştirmemiz ve Geliştirmemiz Gerekiyor’
“Eksik tarafımız tabi ki var. Örnek veriyorum, pazarlama noktasında ciddi eksiklerimiz var.
Ben de uzun yıllardır ihracat yapıyorum, pazarlama yapıyorum. Sorun şu ki aynı pazarlara ve aynı müşterileri gidiyoruz. Benzer ürünler satmaya çalışıyoruz. Kendi ürünümüze ve kendi alanımıza odaklanmamız gerekiyor. Yeni müşteri ve pazarlara yönelmemiz gerekiyor.
Çıtayı 1 milyar dolar seviyesinin üzerine bu şekilde rahatlıkla getirebiliriz.
En büyük eksiğimiz üretim tarafı değil pazarlama tarafı. Fuar stantlarımız ve sunumlarımız harika, ürünlerimiz, mağazalarımız efsane ama pazarlamaya takılıyoruz.
Yani pazarlama yeteneklerimiz eksik. Pazarlama stratejilerimizi değiştirmemiz ve geliştirmemiz gerekiyor.
Bir ihracatçı olarak söylüyorum bu konuda çuvaldızı kendimize batırmalıyız. Pazar açma faaliyetleri sadece bakanlığın veya bizim gibi STK’ların yapacağı birşey değil. Bugün 81 ilin 40-50’sine hiç gitmemiş pazarlamacılar var. İhracat tarafında da yine gidip geldiğimiz ülkeler aynı.”
İNEGÖL MOBİLYASI ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE ADETLİ ÜRETİME Mİ YOĞUNLAŞMALI İŞÇİLİKLİ ÜRETİME Mİ?
‘İtalyan Tasarımı, Alman Kalitesi, Butik Ürün Toptan Fiyatına Türk Lokasyonunda..’
“İşçilikli üretime yönelmemiz gerekiyor. Ben yıllarca pazarlama yaparken şunu söyledim İtalyan tasarımı, Alman kalitesi, Çin fiyatı, Türk lokasyonunda..
Biz lokasyon avantajımızı tasarım ve kaliteyle birleştirmeliyiz. Fiyatta da Çin ile rekabet edebilecek seviyede olduk mu pazarlamayı yaptık demektir. Tabi fiyat rekabet kısmını çok ciddi derecede kaybettik.
O yüzden şimdi de diyorum ki İtalyan tasarımı, Alman kalitesi, Butik ürün toptan fiyatına Türk lokasyonunda.. Yani bizde Çinlilerin uyguladığı minimum sipariş adedi neredeyse yok. Biz bugün Balkanlara 2 takım 3 takım satabiliyoruz. Biz birçok alandaki esnekliğimizi pratikliğe çevirdiğimiz için halen daha bazı pazarlarda ayakta durabiliyoruz. Ben tekrardan moral bozukluklarını bir kenara bırakıp işimize odaklanmayı tavsiye ediyorum tüm meslektaşlarımıza ve İnegöllü hemşerilerimize hayırlı işler diliyorum.”